Avrupa Birliğinin Sınırlarda, Göçmenlere Karşı oluşturduğu Silahlı Birliği FRONTEX , öldürmeden önce filmin bahsettiği ” kıtada ” yakaladıkları göçmenlere soruyor : Siz hangi Ötekisiniz ? Müslüman mısınız ? … İstanbul Modern deki ’ İslam Punk ’ adlı film Göçmenin kimliğindeki din hanesinin gerekliliğini ve bu hanenin oranlarını birbiri ile yarıştırırken aralarından kimin ’ başı çeken ’ olduğunu diyalog ile müjdeliyor .. film en “devrimci”sinden” islamda hoşgörü ve birlik mesaji” , “islamın ruhani mesajını iletmek” gibi pozitif sinyallerle ezberleri bozuyor !
////////////////////////////////////////////////////////////
http://2-5bz.tumblr.com/post/4495762890/2-5bz-re-god-is-not-dead-03-2011
2/5BZ ” Re: God is Not Dead ” 03.2011
Merhaba Bahar,
belgeselinde yer almamla ilgli teklifin için saol.
takvakor ile ilgili olarak, dert, senin yazdığın şekliyle “gruptakiler dışında filmi yönetmeni ve yazarını samimiyetsiz ve başkalaştırmacı buldum.” derdi değildi. bence filmin kendisi problemliydi… tahmin ediyorum ki, benzer bir bakış açısı senin “god is not dead” belgeselinde de var…
yapmaya caliştıgının “islamfobisine karşı underground sahnedeki hareketlilikle ilgili ve ikiyüzlü kültür politikalarıyla.” ilişkili oldugunu söylüyorsun ama gönderdiğin metin, bu “ikiyüzlü” oldugunu söylediğin kültür politikalari ve bu kültür politikalarinin iktisadi bağlamı ile aynı kapiya çıkıyor. bir başka deyişle, neoliberal şapkanın sağından solundan çekip çekip kullanılan bütün toplumsal ve kültürel niyetleri metnine yerleştirmişsin.
mesela, “müslüman göçmenlerin britanya ve almanya toplumlarındaki mücadelesi” ile elde ettikleri kazanımlar ve “yeni bir siyasi ve kültürel sentez” ifadesi saçma değil mi? göçmen sadece “müslüman” göçmen midir ya da göçmenin tek derdi “müslüman” “kimlik”i midir; ayrica neye lazimdir bu “sentez”?
“topluluk hizmeti toplumsal hizmetin önemini ve genç müslümanların radikaller tarafindan beyinlerinin yıkanmasının önlemenin” panzehiri, sadece ”islamda hoşgörü ve birlik mesaji” vermek, “islamın ruhani mesajını iletmek” midir en “devrimci”sinden? iktidarlar zaten bütün bunları her gün söylüyor, bir de senin, bunları, “ikiyüzlü kültür politikası” çorbası ile servis etmen çok mu lazımdır? zaten “hoşgörü ve diyalog politikası” sümüklüböceklerinden beşinci boyuta kadar yeterince var…
2/5bz’nin uzun süredir kullandığı şekliyle hoştgörü politikasının aslında yeni açılan piyasaların anlaşılır kılınması, güvenliğinin sağlanmasından daha başka bir amaca hizmet etmediğini, “entegrasyon” denen garabetin sadece bir “kimlik” tartışması olmadığını, bir ekonomik boyutunun da bulunduğunu görmek gerekiyor. mesele “islamofobi” meselesi değil, piyasa ekonomisi ile çeliskisi olmayan, herkes için ayrı bir cazibe noktasi üretebilen uyumlu islam…
“Ben film için Europaen Cultural Foundationdan araştırma fonu aldım.Ve de kültür bakanlığından amatör destek.Ve bu zihniyetin tamda karşısında olan bir fikrin hem bakanlık hem de avrupalılar tarafından destek alması çok şaşırtıcı oldu benim için.” demişsin ama, aslında şaşırmaman gerekiyor. sanki senin belgesel de bu uyumlu islam işinin bir parçasi olmuş. sadece kötü polisi görüp, iyi polis yokmuş gibi yapmamak gerekiyor.
“kimlik politikaları”na gıcık kapan birisi olarak ben de, kendi adıma, yukarıda yazdiklarımın bu konuyla ilgili insanlara ulaşmasını isterim. senin belgesel vesilesıyle veya başka bir şekilde…( 3.2011) http://2-5bz.tumblr.com/post/4495762890/2-5bz-re-god-is-not-dead-03-2011
//////////////////////////////////////////////////
http://gozel.tumblr.com/post/50642620926/avrupa-birliginin-s-n-rlarda-gocmenler